TİROİD İNCE İĞNE ASPİRASYON BİYOPSİSİ NEDİR? NEDEN VE NASIL YAPILIR?

1-Tiroid biyopsisi ne zamandan beri uygulanmaktadır?

19.yüzyılın son yarısından itibaren yapılmaya başlanan iğne biopsisi tiroid patolojilerinin incelenmesinde güvenilir bir yöntemdir. Tiroid glandına iğne aspirasyon biopsisi 1950’lerden beri geniş olarak uygulanmaktadır. İsveç’te Karolinska Hastanesi’nde Söderström, 1952 yılında tiroid iğne biopsisini tanımlamıştır. Yapılan ilk biopsilerde kalın iğne kullanılmıştır. Daha sonra geliştirilen iğne aspirasyon biopsisi tekniği ile cerrahi olarak çıkarma gerektirmeden histolojik inceleme mümkün olmuştur.

 

 

2-Tiroid ince iğne biyopsisi neden yapılır?

Tiroid İnce İğne Aspirasyonu Biyopsisi tirod nodüllerinde tiroid kanseri  varlığını araştırmak için kullanılan bir yöntemdir. Tiroid nodülü tiroid bezinde  çevresinden kıvamca farklı ,yuvarlak yada oval kitlelerdir. İnce iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) tiroid nodüllerinin tanısında en önemli tanı yöntemidir. Günümüzde bu yöntem, benign ve malign tiroid nodüllerinin ayırt edilmesinde %95’lik bir doğruluk payı ile en etkili testlerden biri olarak kabul edilir Nodüller tek yada çok olabilir. Sadece muayene ile  toplumda  100 kişinin  ortalama olarak  5 inde nodül    saptanmaktadır. Bu oran ülkemizde daha yüksektir. Ultrasonografi ile 100 kişinin 5-50 sinde tiroid  nodülü tespit edilebilmektedir. Ülkemizde tiroid hastalıkları ve troid nodülleri yaygındır. Bu nedenle nodüllerde kanser var olup olmadığını ayırt etmek için troid ince iğne aspirasyon biyopsisi önem taşımaktadır. Ultrasonografi eşliğinde tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi küçük nodüllere (10 mm’den küçük nodüller)  bile   yapılabilmektedir.

3-Kaç tür tiroid biyopsi yöntemi vardır?

Eski yıllarda uygulanan kalın iğne biyopsisi yöntemi ağrının fazla oluşu, kanama görülebilmesi, ses telleri (laryngeal) sinir hasarı riskinin olması nedeniyle bu yöntem pek kullanılmamaktadır. Günümüzde ultrasonografi eşliğinde ince iğne aspirasyon biyopsileri tercih edilmektedir. Bu işlemde anestezi gerekli değildir, 0.5-1 cm. çapındaki nodüllere rahatlıkla uygulanabilir. Eğer anestezi gerekecek olursa %1 lidocain (ksylocaine) 1 ml.’lik disposable insülin enjektörü ile yapılabilir veya lokal anstezik kremler işlemden yarım saat önce uygulanabilir. Nodullerde tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisinin başarısı yapan kişinin deneyimine ve nodülün yerleşim yerine bağlıdır.

4-Tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi nasıl yapılır?  

İşlem hasta yatar pozisyondayken, boyun geriye atılarak uygulanmaktadır.  İşlem öncesinde veya sırasında herhangi bir sakinleştirici ya da anestezi gereksinimi yoktur.  Genellikle 10 cc.lik ve 22-23 Gauge tek kullanımlık şırıngayla, nodülün bulunduğu yerdeki cilt alkollü pamukla silindikten sonra, nodüle iğne batırılıp hücre almaya çalışılarak yapılır.  İğne boyuna batırıldığında hastanın konuşmaması ve yutkunmaması istenir.  İğne batırıldıktan sonra nodül içinde iğnenin döndürülmesi ve aşağı-yukarı oynatılarak şırınganın pistonuyla basınç yaratılmak suretiyle aspirasyon yapılması mümkündür. Aynı nodüle bir seferde birden fazla iğne batırılabilir. Ayrı zamanlarda bu biyopsi tekrarlanada bilir.  Nodülden yeterli hücre alınamama olasılığı vardır ve bu oran yaklaşık %15-20 arasında değişir. Yeterli hücre alınamadığı durumlarda biyopsinin tekrarı gerekebilir.  İşlem sırasında enjeksiyon yerinde ağrı (nadiren çene ve kulaklara yayılabilir ve 1-2 gün sürebilir) nodül ve tiroid içine az miktarda kanama, geçici ses kısıklığı, ciltte morarma, boyunda şişme, baş dönmesi, fenalık hissi, bayılma olabilir. Kanama ve morarma komplikasyonları antikoagülan ilaç alanlarda daha sık görülebilmektedir.

5-İnce iğne biyopsisi esnasında patoloğun bulunması yetersiz materyal sorununu çözermi?

İnce iğne biyopsilerinde aspirasyon işlemi sırasında teşhis koyabilecek kadar yeterli sıvının alınamaması durumu büyük merkezlerde bile bu oran %10’lardadır. İşlem esnasında  Patoloji uzmanının hemen mikroskopta alınan sıvıya bakıp yetersiz ise hemen o an yeni bir örnek daha alınabiliyor. Böylece tanısallık oranı %100’lere yaklaşabilir. Ancak bilinmelidir ki bazı nodüllerin yapısından dolayı tanı konamayabilir.

6-Tiroid ince iğne biyopsisinin yarattığı bir komplikasyon varmı dır?

İlk uygulamaların yapıldığı dönemlerde en önemli komplikasyon olarak iğnenin girdiği trakt boyunca, lenf kanallarına ve venöz sistemine tümör yayılması olabileceği ileri sürülmüştür. Ancak yapılan yüzbinlerce iğne aspirasyon biopsisinde bunun klinik olarak önemli olmadığı sonucuna varılmıştır . Tiroid biyopsisi sırasında cilaltında kanama, nodul içinde kanama olabilir. Biyopsi sırasında boğazda  iğne batması   sonucunda hafif bir ağrı duyulabilir.   Seyrekte olsa nodül içine veya dışına kanamaya bağlı boyunda şişlik,ağrı  meydana  gelebilmektedir. Nadir olarak  birkaç  vakada  ses tellerine  ait sinirlerinde  felç gelişebilir. İşlem yaklaşık  5   dakika sürmektedir.   İşlem sonrası  24 – 48 saat   boyunca   yutkunurken   boğazda    bir    ağrı hissi olabilir, böyle bir durumda kan hastalığınız,mide rahatsızlığınız veya ilaç alerjiniz yok ise ağrı kesici kullanmanızda sakınca yoktur.

7-Tiroid ince iğne biyopsisinde teşhis yanılmalarına sebep olan durumlar nelerdir?

Biyopsi materyali bazı durumlarda kitleye yakın yerlerde bulunan kan, sıvı ve iltahap elemanları ile bulaş olabilir. Bu da teşhiste yanılmalara sebebiyet verebilir. Tümor kistik yapıya sahiptir ve kist sıvısında sitolojik inceleme için yeterli hücre olmayabilir.

8-Tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi raporunda kaç türlü sonuç olabilir?

  1. İyi huylu (kanser olmayan) nodül: Bu sonuç biyopsilerin % 50-60’ında elde edilen ve genellikle koloidal bir nodülün göstergesidir. Biyopsi iyi huylu olduğu zaman gelişmiş bir merkezde deneyimli bir patolog tarafından incelendiğinde bunun kansere dönme ihtimali % 3 ün altındadır. Genellikle, bu nodüllerin alınmasına gerek yoktur ancak büyümeye devam ederlerse ilerde yeni bir biyopsi gerekebilir.
  2. Kötü huylu (kanser) nodül: Bu sonuç biyopsilerin yaklaşık % 5’inde görülür. En sık görülen tiroid kanserlerinden biri olan papiller kanseri gösterir. Bu nodüllerin hepsi tercihen deneyimli bir tiroid cerrahı tarafından cerrahi olarak çıkarılmalıdır.
  3. Kuşkulu nodül: Bu sonuç biyopsilerin yaklaşık % 10’unda elde edilir veya bir foliküler adenom (kanserli olmayan) ya da foliküler kanser göstergesidir.. Doktorunuz tiroid nodüllerinin hangilerinin cerrahi olarak çıkarılmasına karar vermek için tarama almak isteyebilir.
  4. Tanısal değil veya yetersizdir. Bu sonuç biyopsilerin % 20’sinde gözlenir ve tanı için yeterli sayıda hücre elde edilemediğini gösterir. Nodül bir kist ise bu yaygın bir sonuçtur. Bu nodüller ameliyatla çıkarılamaz veya yeniden doktorun klinik kararına bağlı olarak ikinci defa ince iğne biyopsisi ile değerlendirilir.