İnsülin Direnci Önemsenmeli mi ?

 

İnsülin direnci nedir?
İnsülin; pankreas bezinden salgılanan, kan şekerini düşürücü etki yapan, yağ dokusunu azaltan ve protein yapımını artıran önemli bir hormondur. İnsülin, kandaki şekerin kandan ayrılarak hücre içine girmesini sağlar. Kanda yüksek olan insülin önceleri kan şekerini hücrelere sokar, ancak hücrelerin alabileceğinden daha çok enerji vücuda girerse insülin artık bu görevini yapamaz hale gelir. İnsülin hormonunun kanda kanda fazla bulunmasına rağmen yeterince etkili olamamasına insülin direnci (rezistansı) adı verilir.

İnsülin direnci neden olur ?
İnsülinin vücutta etkili olabilmesi için hücre zarındaki alıcılara bağlanarak hücreye girmesi ve etkisini göstermesi gerekir. İnsülinin alıcılara bağlanmasını engelleyen veya bağlandıktan sonra hücreye etki etmesini azaltan durumlar insülin direnci yapar. Bunlar genellikle genetik yatkınlık, kilolu olmak, kortizonlu ilaç tedavileri, bel çevresinin artmış olması, yaşlanma ve hareketsiz yaşam biçimi ve beslenme şekli ( fast food , karbonhidrattan zengin, hazır paketlenmiş gıdalar, dondurulmuş gıdalar, hazır meyve suları, gazlı içecekler, mısır şekerinin kullanıldığı gıdalar, rafineri gıdaların tüketimi) insülin direnci yapabilir.

İnsülin direncine sebep olan hormonal hastalıklar nelerdir?
Yumurtalık kistleri, büyüme hormonu eksikliği veya fazlalığı, strese cevap olarak salgılanan kortizol ve adrenalin hormonunun fazla salgılanması, süt hormonun fazlalığı, tiroid bezinin az ya da çok çalışması, parathormon yüksekliği, erkeklik ve kadınlık hormon eksiklikleri gibi hastalıklar insülin direnci oluşmasına neden olabilir.

Sağlıklı kişilerde insülin direnci olabilir mi?
Sağlıklı insanların yaklaşık %25’de insülin direnci olabilir.

insülin direncinden ne zaman şüphelenmek gerekir ?
Diyet ve egzersize rağmen kilo verememe, yorgunluk halsizlik, çabuk acıkma, geç doyma, yemeklerden 2-3 saat sonra olan acıkma hissi, sabah yorgunlukları, öğle yemeği sonrası yorgunluk, uyku basması, elde ayakta titreme, soğuk soğuk terleme ve baygınlık hissi, tatlı yeme isteği (gece uykudan kalkıp tatlı bir seyler yemek ), giderek kilo alan kişinin ailesinde şişman ve diyabetli kişilerin varlığı durumlarında veya yukarıda bahsedilen hormonal bozukluk durumlarında insülin direncinden şüphelenmek gerekir. Bu hastalarda özellikle karın çevresinde yağlanma artışı görülebilir. Fizik muayene sırasında akontozis nigrikans adı verilen cilt katlantı yerlerinde boyun bölgesi ve koltukaltındaki renk değişiklikleri insülin direncine bağlı olabilir.

İnsülin direnci hangi hastalıklara sebep olur?
insülin direnci, şeker hastalığı, inme, kalp damar hastalıkları, ateroskleroz, hipertansiyon, karaciğer yağlanması, lipid yükseklikleri, polikistik over hastalığı ve infertilite gibi birçok hastalık için suçludur. Alzheimer (bunama) ile insülin direnci arasında bağ olduğu da saptanmıştır. İnsülin direnci kansere sebep olur mu? İnsülin direnci ve obezite ile kanser arasında ilişki saptanan çok sayıda çalışma vardır. Bu kişilerde kanda artan insülin benzeri büyüme faktörü kansere yatkınlık oluşturabilir. Yemek borusu, Kalın bağırsak, Pankreas, Meme, Rahim, Yumurtalık, Prostat, Böbrek, Mesane, Tiroid ve Lenf kanseri riskini artırdığı yapılan birçok bilimsel çalışmada gözlemlenmiştir.

İnsülin direnci nasıl hesaplanır ?
10-12 saatlik açlık sonrası ölçülen açlık kan şekeri ve insülin hormon düzeyleri ile HOMA-İndeksi hesaplanır. HOMA indeksi >2,5 üzerinde olan kişilerde insülin direnci vardır.

İnsülin direnci nasıl tedavi edilir ?
Yaşam tarzı değişikliği ve düzenli egzersiz hastaların büyük çoğunluğunda nsülin direnci düzeltilebilir. Düşük glisemik indeksli beslenme ( kan şekerini yükseltmeyen veya yavaş yükselten besinler ) çok önemlidir. Gereken hastalarda insülin direncini kıran ilaçlar (metformin vb. ) tedaviye eklenebilir. Düzenli spor yapmak ve kilo vermek insülin direncini kıran en önemli faktörlerdir.

İnsülin direnci tedavi edilmezse neler olur?
Obezite, Tansiyon yüksekliği, kanda trigliserit (kan yağları) yüksekliği, ürik asit yüksekliği ve göbekte yağlanma , karaciğer yağlanması, yumurtalıklarda kist (polikistik over hastalığı), kan pıhtılaşmasına eğilim, HDL kolesterolde (iyi kolesterol) azalma ve idrarla atılan proteinde artma (mikroalbüminüri) birlikte olabilir. Bu kişilerde kalp koroner damar hastalığı ve tip 2 şeker hastalığı çok sık görülür.