DPP-4 İnhibitörleri: İnkretin Bazlı Tedavinin 16 Faydası

  1. Ağız yoluyla  beslenmenin damar yoluyla beslenmeye göre daha fazla insülin sekresyonuna yol açtığının gözlenmesinden sonra inkretin konsepti ortaya çıkmıştır.
  2. İlk izole edilen inkretin mide asidini inhibe ettiği için gastrik-inhibitör polipeptid (GİP) olarak adlandırılmıştır. İntestinal bölgeden salgılanan en önemli inkretin ise glukagon benzeri peptid-1 (glukagon-like peptide GLP-1)’dir.
  3. GLP-1 molekülünün yemek sonrası dönemde hızlı yıkılmasını sağlayan DPP-4 enziminin inhibe edilmesi endojen ve doğal inkretinler olan GLP-1 ve GIP düzeylerinin artırılması diğer yeni bir antidiyabetik ilaç grubu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu  grup ilaçların başlıcaları sitagliptin(januvia), vildagliptin (galvus), saxagliptin(onglyza), linagliptin(tradjenta) vb tedavilerdir.
  4. DPP4-inhibisyonu sonrası antidiyabetik etkiler GLP-1 üzerinden görülmektedir. GLP-1’deki yükselme sadece postprandial değil, tüm gün devamlı olarak izlenmekte ve aynı zamanda açlık glisemisinde de düzelmeler görülmektedir.
  5. Böbrek fonksiyonları (kreatinin klirensi < 50 mL/dakika) ise doz azaltılmalı ve klerens düştükçe doz azaltımına devam edilmelidir.
  6. DPP-4 inhibitör tedavisi sonrası GLP-1 düzeyi üç kat artmış ve glukagon düzeylerinde belirgin baskılanma gösterilmiştir.
  7. HbA1c düzeyini %0,5-1 oranında düşürür.
  8. Diğer ağız yoluyla kullanılan şeker ilaçları ve insülin ile kullanılabilir.
  9. Kan basıncı ve EKG üzerine etkileri saptanmamıştır.
  10. İnsülin salgısında hafif artışlar yapabilir.
  11. Kilo verilmesi üzerine etkisi nötrdür.
  12. Mide boşalmasını azaltmaz.
  13. İştah üzerine etkisi yoktur.
  14. En sık yan etki bulantı, kusma,  gribal enfeksiyon benzeri semptomlar ve nadiren pankreatit gelişimidir.
  15. Hipoglisemi yan etkileri nispeten azdır.
  16. Hamilelerde emzirenlerde kullanılmaz.