Hipoparatiroidizm

Hipoparatiroidizm ya paratiroid bezlerinin yeterli hormon sentez edememesi ya da çok daha nadir olarak PTH reseptör direnci nedeni ile gelişir. Kazanılmış hipoparatiroidizm cerrahi, otoimmünite, radyasyon, metaztaz, ağır metallerin depolanmasına bağlı paratiroid hücrelerinin hasarlanması sonucu gelişebilir.Hipoparatiroidizm en sık sebep olarak boyun bölgesine uygulanan cerrahi sonrası görülür. Operasyon sırasında paratiroid bezlerin tamamının istenmeden çıkarılması, veya hasarlanması nedeni ile oluşabileceği gibi daha sıklıkla kan akımının kesilmesi sonucunda ortaya çıkar. Boyun bölgesine uygulanan her çeşit cerrahi girişim sonrasında gelişebilir. Paratiroidektomiler sonrası ortaya çıkabileceği gibi, daha sıklıkla özellikle total tiroidektomiler sonrasında veya boyun disseksiyonları sonrasında gelişebilir. Total tiroidektomi operasyonlarından sonra %10 oranında geçici hipoparatiroidizm görülebilir. Kalıcı hipoparatiroidizm, operasyondan 6 ay sonra hipoparatiroidizmin sebat etmesi olarak tanımlanır.

Hipoparatiroidizmde karşılaşacağımız klinik tablo hipokalsemidir. El ve ayaklarda uyuşma hissi, kabızlık, karıncalanma, el kaslarında kasılma gibi yakınmalar olabileceği gibi hayati tehdit edecek düzeyde tetaniler, laringeal spazm, bronko spazm, konfüzyon, deliryum veya konvulziyonlar ile karşılaşılabilir. Hipokalsemi aritmilere neden olabilir. Hipokalsemi kanda kalsiyum düzeyi ölçülerek teşhis edilir. Hipokalsemili bir hastada kalsiyum seviyesi ile beraber fosfor, PTH, albümin ile birlikte serum vitamin D seviyesi de ölçülmelidir. D vitamini yetersizliğine bağlı hipokalsemide serum fosfor seviyesi düşük ve PTH seviyesi yüksektir. Tedavide kalsiyum ve gerektiği durumlarda aktif d vitamini ile tedavi edilmelidir. Acil durumlar kalsiyum intravenöz yol ile verilebilir.