Tiroid Hastalıkları

Tiroid bezi boyunda nefes borusunun önünde yer alan iki lobdan ve lobları birleştiren isthmus’tan oluşan 15-20 gram ağırlığında kelebek şeklinde bir bezdir. Tiroid bezinin görevi tiroid hormonları olarak bilinen T4 ve T3 yapım ve salınımıdır. Bu hormonlar büyüme, gelişme, metabolizma için önemli hormonlardır .

Tiroid nodülleri: Toplumun yaklaşık %30 unu etkileyen, tiroid bezi içindeki yumru şeklindeki kitlelere verilen isimdir.  Bu kitlelerin çok büyük çoğunluğu iyi huylu olmakla birlikte, %5 oranında kanser olma ihtimali vardır. Bu nedenle belirli bir büyüklüğe ulaşmış nodüllerin mutlaka tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi ile değerlendirilmesi gerekir. Oldukça basit olan bu işlem poliklinik şartlarında hastaya herhangi bir anestetik madde verilmeden yapılabilir. İnce uçlu bir iğne ile ultrasonografi eşliğinde tiroid bezi içerisindeki nodülden örnek alınır. Tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi güvenli, basit, ucuz, hasta tarafındn iyi tolere edilebilen, yan etkileri çok az olan bir yöntemdir. Bu yöntem ile elde edilen sitolojik tanının doğruluğu %97’i bulmaktadır.

Hipotiroidizm, tiroid hormon sentezinin çeşitli nedenlere bağlı olarak yapımının azalmasıdır. En sık sebepleri Hashimoto tiroiditi  ve  iyot yetmezliğidir.  Sık sebeblerden bir diğeri tiroid ameliyatı ile tiroid bezlerinin tamamen alınmasıdır. Hipotiroidizmin başlıca semptom ve bulguları şunlardır: soğuğa tahammülsüzlük, soğuk kuru deri, yüzde şişme, kaba kırılgan saç, saç dökülmesi, terlemede azalma, uyuşma, halsizlik, konuşma ve hareketlerde yavaşlama, depresyon, reflekslerde yavaşlama, kas ağrıları, kas güçsüzlüğü, kabızlık, kilo alma, azalmış doğurganlık, adet düzensizliği,kan yağlarında yükselme ve kansızlık, unutkanlıktır.  Hipotiroidide tedavi ömür boyu tiroid ilacının kullanımıdır.

Tirotoksikoz serumda fazla miktarda tiroid hormonlarının bulunması olarak tanımlanır. Sık sebebleri  Graves hastalığı, nodüllerin fazla tiroid hormonu salgılaması ve tiroid iltihaplanmasıdır. Tirotoksikozun semptom ve bulguları şunlardır: sıcağa tahammülsüzlük, nemli sıcak deri, terlemede artış, sinirlilik, ellerde titreme, göz kapağında çekilme, güçsüzlük, kas ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, kalp yetmezliği, adet düzensizliği, iştah artışı, sık dışkılama, kilo kaybı. Tedavisinde antitiroid ilaçlar, radyoaktif iyot ve cerrahi seçenekleri söz konusudur. Her tedavi seçeneğinin olumlu ve olumsuz yanları vardır. Bu yöntemlerin her hastaya göre gözden geçirilmesi ve daha sonra uygulanması en doğru olanıdır.

Tiroiditler : Akut ,subakut ve kronik tiroidit olarak sınıflandırılabilir. Akut sebebleri tiroid bezinin viral veya bakteriye bir sebeple iltihaplanmasıdır. Bu durumda şiddeli kulağa vuran boğaz ve boyun ağrısı olur. Kronik ve doğum sonrası gelişen tiroiditle genelde ağrısız olur.

Kemik Hastalıkları ( Osteomalazi, Osteoporoz, Osteogenez imperfekta, Metabolik kemik hastalıkları, paget hastalığı): Osteoporoz, kemik erimesi olarak da bilinen, kemiklerin kütle kaybetmesine yol açan ve en yaygın görülen kemik metabolizması hastalığıdır. 50 yaşın üzerinde her 8 kişiden 1’inde osteoporoza bağlı omurga kırığı gelişmekte olup bu oran yaş ile birlikte artmaktadır.  Kemik erimesi sıklıkla menopoz sonrası dönemindeki kadınlarda görülür. Bununla birlikte başta romatolojik ve hematolojik, onkolojik hastalıklar olmak üzere birçok hastalık, kullanılan ilaçlar (kortizon, tiroid ilacı, heparin,siklospurin, epilepsi ilaçları) menopoz öncesi dönemdeki kadınlarda veya erkeklerde kemik erimesine yol açabilir. Ayrıca alkol, sigara içme, kalsiyumdan fakir beslenme, zayıflık, hareketsizlik de kemik erimesi için risk faktörüdür. Kemik erimesine yol açabilecek hastalıkların başında romatoid artrit, ankilozan spondilit, hipertiroidi, hipotiroidi,  hipogonadizm, paratiroid bezlerinin fazla çalışması, kansere bağlı kemik tutulumu ve erimeleri sayılabilir.Kemik erimesinin tanısında pek çok yöntem kullanılmaktadır. Günümüzde en yaygın olarak kullanılan yöntem altın standart olarak kabul edilen DEXA (dual enerji x-ray absorpsiyometrisi) dir. Bilhassa osteoporozda en hassas yerler olan kalçadaki ve omurgadaki kemik yoğunluğunun ölçülmesini sağlar. Osteoporozun en sık rastlanan belirtisi, sırt ve bel ağrısıdır.  Osteoporozdan korunmak için kalsiyum ve D vitamini yönünden yeterli beslenme ve güneş ışınlarından yeterince yararlanma çok öenmlidir. Fiziksel aktivite ve egsersizler kemik kitlesini arttırır. Hareketsiz ve yatağa bağımlı kişilerde kas kitlesindeki kayıplar yanında kemik kitlesinde de azalmalar kaçınılmazdır.Sigara, alkol ve aşırı kafein gibi kötü alışkanlıklardan uzak durulmalıdır.Kemik metabolizmasını etkileyecek hastalıklardan herhangi biri varsa bunun tedavisi sağlanmalıdır.Osteoporoz tedavisinin amaçları; kemik kütlesini arttırmak, kemik kalitesini düzeltmek ve hastaları kırıktan korumaktır.

Paratiroid Bezi Hastalıkları: Paratiroid Adenomu, Paratiroid Hiperplazisi, Hiperkalsemi

Sürrenal Bez Hastalıkları: Cushing Sendromu, Sürrenal Adenom, Primer Hiperaldosteronizm, Feokromasitoma

Hipofiz Bezi Hastalıkları: Hipofiz adenomu, hiperprolaktinemi, Cushing Hastalığı, Akromegali, Hipofiz bez yetersizliği, büyüme hormonu eksikliği

Over Hastalıkları: Polikistik over sendromu

Hirsutizm (tüylenme artışı)

Hipogonadizm